Kalp ve Damar Cerrahisi

Kalp ve Damar Cerrahisi

 

Kalp hastalıkları insanda doğuştan bulunabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilmekte ve yaşam kalitesini oldukça düşük bir seviyeye düşürebilmektedir. Kalp hastalıkları büyük bir çoğunlukla kalbi besleyen damarların daralması ve tıkanması ile oluşur. Bu daralma ve tıkanma sonucunda kalp kendi düzeninde yeteri kadar çalışamaz ve böylece kalp krizi, felç, ritim bozukluğu gibi insan hayatını tehdit eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Kalp ve Damar Cerrahisi kalbi, kalp kapakçığını ve kalbi besleyen damarların tüm şikayetleri ile ilgilenen; tedavisi ilaçla ya da başka bir yöntemle mümkün olmayan ve cerrahi müdahaleden başka seçeneğin kalmadığı hastalıklara müdahale eden tıbbi birimdir. Cerrahi müdahale ile tıkalı olan kalp damarları tekrar açılabilir, deforme olan kalp kapakçıkları değiştirilebilir, zarar görmüş kalp kapağı tamir edilerek tekrar sağlıklı bir hale getirilerek hasta tekrar eski sağlığına kavuşturulabilir.

Kalp ve damar cerrahisinin ilgilendiği başlıca hastalıklar şunlardır:

Atardamar ve toplardamar hastalıkları,

Aort hastalıkları,

Kalp kapağı hastalıkları,

Varis tedavileri,

Koroner arter hastalığı,

Kalp tümörü,

Damar sertleşmesi,

Hipertansiyon,

Miyokardit

Sağlık Rehberi

KORONER HASTALIKLARA KARŞI SANAL ANJİYO İLE HIZLI TESPİT

KORONER HASTALIKLARA KARŞI SANAL ANJİYO İLE HIZLI TESPİT

Sanal anjiyo, özellikle kalp ve çevresindeki anatomik yapıların detaylı bir şekilde incelenmesini sağlayan görüntüleme metodudur. Bu özel BT türü, kalbi besleyen atar damarların anatomik durumunu ve darlık-plak oluşumunu tespit etmede kontrast madde kullanılarak BT cihazı ile yapılmaktadır.

BAHARIN TADINI SAĞLIKLI BİR KALP İLE ÇIKARIN

BAHARIN TADINI SAĞLIKLI BİR KALP İLE ÇIKARIN

Bahar mevsiminin başlamasıyla birlikte gözlemlenen çevresel ve biyolojik değişikliklerin, bireylerin kalp sağlığı üzerinde çeşitli etkileri bulunmaktadır. Hava koşullarındaki değişkenlikler, alerjen seviyelerindeki artış ve enfeksiyon riskindeki yükselme gibi faktörler, vücudun fizyolojik dengesini etkileyebilmekte ve dolaylı olarak kardiyovasküler sistem üzerinde stres oluşturabilmektedir.